 |
|
|
|
|
|
SU SEKTÖRÜNÜN YAPISI HAKKINDA GENEL BİLGİ... |
|
|
|
|
|
|
AMBALAJLI
SU SEKTÖRÜNÜN GENEL YAPISI VE RAKAMSAL BÜYÜKLÜĞÜ
Ambalajlı su sektörünü ambalaj büyüklüğüne göre 2 ana kategoride değerlendirmek doğru
olacaktır:
a) 10 litre ambalajdan büyük ürünlerin yer aldığı,
ancak temel olarak %99’dan fazla bir ağırlıkla 19 litrelik polycarbonat
damacananın damgasını vurduğu Damacana Su kategorisi. (Bu ürün kısaca Tüpsu
olarak da adlandırılmaktadır).
b) 10 litre dahil ve küçük ambalajlı ürünlerin yer
aldığı ve genelde çeşitli hacimlerdeki (0.5 - 1.5 - 5 litre vbg.) petsular ile
ve 0.2 litrelik cam şişelerde satılan doğal maden sularının ağırlıkta olduğu
Paketlenmiş Su kategorisi.
Şişelenmiş doğal kaynak suyu ile çeşme suyu arasındaki
farklılıklar nelerdir?
Gerçekten de çok önemli farklılıklar vardır. En önemli farklılıklar
şunlardır:
a) Doğal kaynak suyunun şişelenmiş olması, söz konusu kaynak suyuna dolum
yapılabilmesi için Sağlık Bakanlığı'nın çok sıkı olan yönetmelik hükümlerine
göre ruhsat alındığı, sürekli denetim altında olduğu ve halk sağlığı açısından
bir risk taşımadığı yönünde bir güvencenin var olduğu anlamını taşır. Diğer
taraftan çeşme suyunda bu şekilde güçlü bir güvenceden bahsetmek mümkün
değildir.
b) Şişelenmiş doğal kaynak suyunda su kaynaktan ilk çıktığı haliyle saf ve
temizdir. İlave bir işleme gerek kalmaksızın direkt olarak suyu kaynağından
içebilirsiniz. Suyun saflığı ve temizliği yeryüzüne ilk çıkış noktasından yani
kaynadığı noktadan tam otomatik makinelerde şişeye dolumuna ve kapatılmasına
kadar çok sıkı kontrol altındadır. Diğer taraftan genel olarak suyun çeşmeye
kadar olan yolculuğu farklıdır: çeşme suyunda su kaynakları dereler, nehirler
şeklinde yüzey sularına dönüşmekte ve bu sular yüzeyden bulaşan her türlü
kirletici unsurları da (zirai ve tarım ilaçları kalıntıları, metaller, parazit,
mikrop ve virüsler) taşıyarak toplanma havzalarına ya da barajlara gelmektedir.
Bu şekilde toplanmış sular muhtelif filtreleme, klorlama ve dezenfeksiyon
işlemlerinden geçirildikten sonra su şebeke boruları vasıtasıyla konutlara
pompalanmaktadır. Bu proseslerde kullanılan klor gibi dezenfektanlar sağlık
açısından uzun vadede kanserojen riskler taşımaktadır, ayrıca borularda ve su
depolarında var olabilecek her türlü yabancı madde, pas, toprak, parazit, mikrop
ve virüsler gibi unsurlar da çeşme suyu içinde konutlara ulaşmaktadır.
c) Genelde çeşme suları içinde taşıdığı klor gibi dezenfektanların etkisiyle
rahatsız edici bir koku ve lezzete sahiptirler. Şişelenmiş sularda ise sadece
suyun kendi doğal tadından bahsedebiliriz.
d) Şişelenmiş doğal kaynak suyu sonuçta hijyenliği, ambalajı ve markası ile
tüketicinin albenisi ve güvenini kazanmak zorunda olan ticari bir maldır.
Yapılan yatırımlar çok büyüktür; bazı gayri ciddi firmalar dışında aklıselim
hiçbir su sanayicisi tüketicisinin sağlığını riske atarak kendi şirketinin
piyasadan silinme riskini göze alamaz. Genel olarak söylemek gerekirse; çeşme
suyu üretim ve hizmetinde bulunan kamunun kaliteye dönük motivasyonu özel
sektördeki kadar olamamaktadır.
e) Yapılan üretim hacimlerinde, hizmet verilen tüketici sayılarında ve bu
nedenle de kalite anlayışında çeşme suyu ile şişelenmiş su arasında büyük bir
farklılık vardır. Çeşme suyunda kamu tarafından çoğu kez yüzbinlerin ya da
milyonların su ihtiyacını vasat kalitede dahi olsa karşılama zorunluluğu
sözkonusu iken; şişelenmiş suda nispeten çok daha az sayıda tüketicinin
ihtiyacını en iyi kalitede karşılamak şeklindeki ticari düşünce esastır. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|