| Ana Sayfa | Ürünlerimiz | Akdağ Suyunun Kaynağı | Akdağ Suyunun Nitelikleri | Ambalajlı Suyun Ömrü | Su Sektörünün Yapısı | İletişim |

BAĞLANTILAR
 Ana Sayfa
   Ürünlerimiz
   Akdağ Suyunun Kaynağı
   Akdağ Suyunun Nitelikleri
   Ambalajlı Suyun Ömrü
   Su Sektörünün Yapısı
   Akdağ Fabrika
   İletişim Bilgileri
   

     YARARLI
BAĞLANTILAR
   Samsun Valiliği
   Samsun Büyükşehir Bld.
   TC Kimlik Sorgulama
   Vergi No Sorgulama
   SSK Gün Sorgulama
   Hemşireler Sitesi
   Bilgisayar Kitabevi
   PC Rehberim
   ÜniversiteCAFE
   Forum Samsun


PİYASA BİLGİLERİ


    SPONSOR
BAĞLANTILAR
 
  BAZI HASTALIKLAR VE SUYUN BU HASTALIKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ                                                             

Ağız Sağlığı ve Su
     Su tüketimi yetersizliği, tükürük bezlerinin fonksiyonlarını bozmaktadır. Özellikle yaşlı bireylerde iştahı etkilediğinden, bu konu daha da önem taşımaktadır. Besin tüketimi zorlaşmakta ve beslenmeye bağlı sorunlar ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Tükürük salgısının azalması, diş sağlığını da olumsuz etkilemektedir.
 

     Bağışıklık Sistemi ve Su

     Bağışıklık sistemi beslenme (yetersiz kalori ve karbonhidrat alımı, vitamin ve minerallerin eksikliği veya fazlalığı), uykusuzluk, şiddetli stres, aşırı egzersizden olumsuz etkilenir. Sıvı tüketiminin yetersiz olması ani su kayıplarının yerine konmaması da bu değişiklikleri uyaran en önemli faktörlerden birisidir. Bu durumda kanda stres hormonları artar, solunum sisteminde özellikle burun ve tükürük salgılarında koruyucu hücre sayılarının ve mikroorganizmaları öldürücü özelliklerinin önemli düzeyde azaldığı gözlenmiştir.  
 

     Böbrek Taşları ve Su

    Günümüzde toplumun yüzde 12 ila 15’inde böbrek taşı şikayetleriyle karşılaşılmaktadır. Böbrek taşı oluşumunu etkileyebilecek risk faktörleri, yaş, cinsiyet kalıtımsal özellikler, iş koşulları, coğrafi koşullar ve beslenme şeklidir. Beslenme şekli içinde en etkili faktör sıvı alımının yetersizliğidir. Sıvı alımı yetersiz olduğunda idrar miktarı azalır. İdrar miktarı düşük olan toplumlarda böbrek şikayetleri daha çok görülmektedir. Çünkü yetersiz sıvı alındığında taş yapan maddelerin idrardaki yoğunluğu artmaktadır. Günde 1 litreden daha az idrar yapan kişiler taş riskinin arttığını bilmelidirler. Eğer sıvı tüketimi artırılarak idrar miktarı günde 2.5 litreye kadar çıkarılabilirse böbrek taşı şikayeti olan kişilerde ilaç kullanmaksızın ve diyetlerinde başka bir değişiklik yapmaksızın yeniden taş oluşumu önlenebilmektedir. Hipokrat, idrar yolunda taş şikayetlerinin azaltılması için hastalarına bol miktarda su içmelerini önermiştir. Taş riski taşıyan kişiler her öğün, öğün araları ve yatmadan önce en azından birer bardak su içmelidirler. İçilen toplam su miktarı kadar, su tüketiminin tüm güne yayılmasının da önemli olduğu unutulmamalıdır. Taş şikayeti olan kişiler sıcak havalarda ve yoğun egzersiz yaptıktan sonra sıvı ve su tüketimini daha da artırmalıdırlar. 
 

     Ateşli Hastalıklar ve Su

     İnsan, vücut sıcaklığını 37 C koruyacak pek çok mekanizmaya sahiptir. Ancak ateşli hastalıklarda bu denge bozulur ve sıcaklık yükselir. 40 C’ın üzerine çıkarsa enzimler tahrip olur, ölüm ortaya çıkabilir. 38 C’ın üzerindeki her 1 C derecelik artış için en az 1-2 bardak daha fazla su içilmelidir. Çünkü vücuttan buharlaşma ile su kaybı artmıştır. Suyun bolca içilmesi ateşin düşürülmesine ve böbreklerden atık maddelerin rahatça atılmasına yardım eder. Bu nedenle ateşli hastalıklarda sık aralıklarla ve sulu yiyecekler yenilmelidir. Su, komposto suları, çorba, meyve suları su ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olurlar. Çocuklar ateşin yan etkilerine daha hassastırlar. Ateşli çocuklarda dehidrasyonun kolayca oluşacağı unutulmamalıdır.
 

      Kanser ve Su

    Toplumda tüketilen sıvı miktarı ile kanser görülme sıklığı arasında doğrudan bir bağlantı olduğu çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. İsrail’de yapılan bir çalışmada mesane, prostat, böbrek ve testis kanserli hastalar, sağlıklı kontrol bireyleriyle karşılaştırıldığında çok daha az sıvı tükettikleri bulunmuştur. Hawaii’de yapılan bir çalışmada mesane, böbrek ve idrar yolu kanser riskinin sıvı alımı özellikle de su tüketimi ile ters ilişki gösterdiği bulunmuştur. Kadınlarda su tüketimi arttıkça kolon kanseri görülme riski azalmaktadır. Günde 5 bardaktan daha fazla su içen kadınlarda 2 ve daha az su içen kadınlara göre kolon kanseri riskinin yüzde 45 daha düşük olduğu görülmüştür. Suyun göğüs kanseri riski ile de önemli bir ilişkisi bulunmuştur. Su içme alışkanlığı olan kadınlarda göğüs kanseri riskinin daha düşük olduğu belirlenmiştir. Sıvı tüketiminin yetersiz oluşu, hücre içindeki suyun azalmasına yol açtığından kanser etkisi yapabilecek maddelerin hücrelerden uzaklaştırılmasının zorlaşacağına dikkat çekilmektedir



     DUYURULAR
          
Servis Numaralarımızı arayarak Ev veya İşyerlerinize Ücretsiz SU ve TÜP Servisimizden Yararlanınız..
           
Herhangi bir sorun anında 0 362 230 42 52 / 0 362 234 47 11 no'lu telefonlara sorununuzu bildiriniz..



    HAVA DURUMU



 



ZİYARETÇİ SAYACI